Sabah 5:45 Nilay uyandı. Nilay, o çok sevdiğimiz çikolatanın, arabanın, gideceğimiz tatilin, kullandığımız telefonun pazarlamasını yapan genç pazarlamacı.

Akşamdan hazırladığı kıyafetlerini giydi, şirket aracına atladı, 20 yıl önce sadece ayçiçek tarlalarının olduğu bir yerlerden yola çıktı, Maslak’a geldi. Mevcut maaşı ancak burada yaşamasına izin veriyor ama biraz sabrederse daha iyi bir yere taşınabilir.

Mesaiye daha 1 buçuk saat var. Otoparkta kuytu bir yer buldu, klimasını ayarladı hemen uykuya daldı. Normalde hemen uyuyan biri ama son zamanlarda yöneticisi Semih’in garip davranışlarının üzerinde yarattığı stresten, kaygıdan kolay uyuyamıyor.

Tam dalmıştı ki yan tarafa da finanstan Ayça Hanım yanaştı, o da hemen uyku moduna geçti. Alarm çaldı, mesaiye 20 dk var. Hemen dikiz aynasında küçük bir makyaj.

Tam araçtan inerken, boydan boya “brand” edilmiş bir genç elinde ofise çıkınca zaten kendisini bekleyen bir kahve, bir kruvasan ile kaputta kedi gibi belirdi. Arkasında da 3-4 kişilik meraklı, birinin elinde kamera, diğerinin elinde kalem ve muvafakatname olduğu belli olan ve muhtemelen bu sabah Nilay’dan da erken uyanan ajans çalışanlarını gördü.

Kız elindeki kahveyi Nilay’ın eline tutuşturdu. Yüzü gülüyordu, Nilay da far görmüş tavşan gibi uyku sersemi ne olduğunu anlamadan, “bir de imza alırsak çok seviniriz” ricasına kayıtsız kalamadı.

Bu seremoni bitti, Nilay ofise kendini attı. Günde ortalama 3-4 saat süren trafik deneyiminin ilk bölümünü bitirmiş olan diğer çalışanlar asansöre doluşmuştu.

Herkes Nilay’ın elindeki kahveye bakıyordu. Bir başka yerde, başka bir plazada aynı durumu yaşayan meslektaşları onu düşünmüş ve ona kahve getirmişlerdi. Nilay düşünülmüştü.

Geç kalmamalıydı. Yöneticisi Semih, bu konuda hassastı, geç kalınca özellikle ona herkesin içinde mutlaka bir şeyler söylerdi. Bu yüzden toplantıdan herkesin içinde “senlik bir şey yok” diye çıkarıldığı bile olmuştu.

Uzun ısrarlar sonucu Instagram’dan yolladığı takip isteğini kabul ettirdiğinden bu yana tavrı biraz değişse de, akşamları olmadık zamanda Nilay’ın fotoğraflarını beğeni yağmuruna tutsa da, Nilay’ın iş performansı aynı oranda like almıyordu. Nilay daha çok çalışmalıydı.

Hatta Semih, onun bu kadar uzakta oturmasına bile içerlenmiş, “ara sıra bende kal” da demişti ama Nilay bunu ve diğer bazı garip şeyleri İK’ya ve şirketin kadın hakları savunucusu CEO’su Ayşe’ye ilettiğinde “Semih biraz öyle biri ya” ve “o öyle biri değil, yanlış anlamış olabilir misin?” karşılığını alınca kendisinden şüphe etmişti.

Nilay ofise girdi, masasına oturdu, eline tutuşturulan kruvasan ve kahveyi tüketirken, unuttuğu terapi randevusunu ayarladı. Gün başladı.

Pandemi sonrasının en hızlı kan kaybeden çalışan grubu, beyaz yakanın sorunlarını derinleştikçe, bu sorunlarla baş etme konusunda göstermelik çözüm arayışları da hemen ödül kovalayan kampanyalara dönüyor.

Bu hafta nerdeyse aynı gün iki markanın da aynı iletişim yapmış olması bir kez daha beyaz yakanın dertlerini dert edinmemize neden oldu.

İstanbul’da beyaz yaka yılda en az 100 saatini trafikte harcıyor. Yılda yaklaşık 90 günlük ek mesai süresi.

Pandemide neredeyse tüm ofis işlerinin uzaktan yapılabileceğini deneyimleyen dünya, yeniden eski düzene dönmek için direniyor.

Microsoft’un Productivity Paranoia dediği ve yöneticilerin çalışanın uzakta olduğu durumda üretken olamadığını veriye değil, hisse dayalı şekilde açıkladığı durumun aksine, 2 gün uzaktan çalışma istifaları 1/3 azaltıyor, performans kaybı ise sıfır.

Gallup’un araştırmasında çalışanların yarısı kariyerlerinin bir noktasında yöneticisinden kaçmak için iş değiştirmiş.

Dünya ortalamasının %22 olduğu, ülkemizde ise %40-60 arası bir banda oturduğu düşünülen mobbing, taciz ve zorbalık ise tüm bunların üstüne tuz biber oluyor.

Gallup’a göre Türkiye, çalışanların öfke ve stres düzeyi bakımından yine Avrupa'da zirveye oynuyor. %40’ı sürekli kaygı ve stres hisseden Z kuşağı üyeleri, iş hayatından kaçışın yollarını arıyor. %70’e varan tükenmişlik sendromu ise neden böyle işlerin önümüze çıktığının bir kanıtı gibi.

Dünyadan birkaç örnek:

Monster.com - When I Grow Up

Beyaz Yaka Sorunlarına Alternatif İletişimler

Mobbing Sandığınız Şeyler
BITE YAYINLARI SUNAR
(Siz yanlış anlamışsınızdır)

İK’nızdan Ofis İçi Uyku Seti

Günde 3 saati trafikte geçen kurumsallar için:
STANLEY’den URINY

Bite Brief

Hep siz mi briefleyeceksiniz?

Bu hafta brief bizden: Tek cümle, atış serbest. Aklına gelen fikri bu maile cevap olarak yaz, en iyilerini bir sonraki bültende afişe edelim.

Bunları da Unutmayın

Ofis Dedikoduları İçin »

Yıl Boyu Özel Gün Takvimi »

Diğer Tüm Bültenler İçin »

Typo yaptıysak ne siz gördünüz, ne de biz yaptık.

Reply

Avatar

or to participate